Çocuğa Boşanma Nasıl Anlatılır?

Yeşil Erik
1946 görüntüleme
Çocuğa Boşanma Nasıl Anlatılır?

Anne ve babasının ayrılması, çocuğu her zaman derinden yaralar. Onun bu güç dönemi atlatması için, ebeveynlerin bizzat ona yardımcı olması gerekir. Ama bunu yaparken söylenecek sözler dikkatli seçilmelidir. Çünkü o ani kurtarmak için söylenen yalanlar, çocuğun ruhunda derin izler bırakabilir.

Küçük yalanlar, kaçamak yanıtlar, yersiz açıklamalar… Bunlar, anne-babası ayrılmaya karar veren çocukların çok kez karşılaştığı davranışlardır. Bu dönem çocuk için zaten hüzünlü, şüpheler ve korkularla dolu bir süreçtir. Bunun üzerine, anne, babanın da pek çok hatalı davranışta bulunması çocuğu onarılmayacak biçimde yaralayabilir.

Oysa çocuğa psikolojik yönden yaklaşarak, sorunlarını sağlıklı bir biçimde çözmek ve bu ayrılıktan olumsuz etkilenmemesini sağlamak yine ebeveynlerin elindedir. Şüphesiz her boşanmada farklı olaylar yaşanır. Ama olay genelleştirildiğinde, büyüklerin yaptığı bazı klasik hatalar vardır. Psikologlar, bunları “Çocuklara yapılmaması gereken açıklamalar” olarak şöyle sıralıyor:

Çocuğa Boşanma Anlatılırken Nelere Dikkat Edilmeli?

  1. “Ayrılıyoruz çünkü birbirimizi çekemiyoruz.”

Böyle söylemek yerine, “Ayrılmaya karar verdik, çünkü böylece daha iyi anlaşacağımızı düşünüyoruz” demek daha uygundur. Bu açıklama, gerçeğe daha yakındır. Hatta “Artık birlikte oturmayacağımız için birbirimize daha çok saygı göstereceğiz” demek daha doğrudur.

  1. “Annen/baban çok kötü davrandı!”

Çocuğu mutsuz edecek bir başka açıklama daha. Oysa anne-baba çocuğa karşı açık davranarak, “Biz ayrılmamızın daha iyi olacağına karar verdik. Ayrı evlerde yaşayacağız, ama ara sıra bir araya gelip görüşeceğiz, belki eskisinden de çok” demeleri daha sağlıklıdır.

  1. “Baban başka şehirde çalışacak.”

Ayrılıkta çocuklar hemen açıklama bekler. Zira gerek içgüdüleri, gerekse gözlemleri sayesinde, bazı şeylerin değişeceğini hissedeceklerdir. Güvende hissede bilmeleri için onlara hemen bir açıklama yapılmalıdır. Ancak uzmanlar, bu açıklama yapılırken, anne ve babanın yalandan mümkün olduğunca kaçınması gerektiğini belirtiyorlar. Çünkü, çocukların “antenleri” oldukça gelişmiştir ve kendilerinden gizlenen konuları hemen hissederler.

Ses tonu, belirsizlikler, anne babanın çekingenliği, kendilerine karşı açık davranılmadığını düşünmelerine yol açabilir. Hiçbir anne baba, kendilerinden kaynaklanan bir hatayı, çocuklarının önünde tartışmak istemez. Bundan kaçınır. Sorunu abartmayalım derken çocukta köklü bir güvensizlik duygusu yaratırlar. Sonuçta çocuk, anne ve babaya olan güvenini tamamen yitirir. Bu çok ağır ve iyileştirilmesi çok güç bir yaradır.

  1. “Annen-baban başka birine aşık oldu.”

Ona gerçeği söylemeniz gerekir ama gerçeğin sınırları da iyi belirlenmelidir. Olayları, onu ilgilendirebilecek boyutuyla aktarmak gerekir. Kendi kızgınlığınızı çocuğa yansıtmamalısınız. Çünkü temelde anne ve babanın kişisel ve cinsel hayatları çocukları doğrudan ilgilendirmez. Ona bu tarz şeyler söylemeniz, ebeveynlerinden birini tamamıyla kaybedeceği korkusunun onda yerleşmesine yol açabilir.

  1. “Senin iyiliğin için ayrılmaya karar verdik.”

Anne-baba, temelde çocukları için değil, kendi istekleri için ayrılmaya karar vermiştir. Bu ayrılığın aile düzeni açısından da fazla bir önemi yoktur. Çocuk bunu ilk başta kavrayamaz, çünkü her çocuk anne babasıyla aynı çatının altında yaşamayı yeğler. Alacağınız kararlarda çocuklarınıza sığınmamalısınız. Bir çift ayrılmaya karar verebilir ama bu karar bireysel olarak kendilerince aldıkları bir karardır.

  1. “Baban şöyle dedi… Annen şöyle yaptı””

Çocuk anne baba arasındaki kişisel savaş arasında kalmamalıdır. Bu durumda hiçbir ebeveyn çocuğu kenara çekerek “Senin annen” ya da “Senin baban” şöyle yaptı veya dedi şeklinde çocuğu aralarındaki tartışmaya malzeme etmemelidir.

  1. “Ağlama! Şanslı bir çocuk sayılırsın. Güzel bir evin, birçok arkadaşın var. Anne baban, ayrılsalar bile her zaman seninle olacak.”

Ayrılık haberi karşısında gözyaşı döken bir çocuğun ağlamasını engellemek doğru değildir. Çünkü ağlamak, bir tür rahatlamayı da beraberinde getirir. Bu durumda bırakın çocuğunuz ağlasın, acısını ifade edebilsin, rahatlasın. Onun gözyaşı dökmesini engellemek, bir anlamda bu acıyı reddetmek demektir. Anne baba benzer bir durumda çocuğun acısını paylaşmayı da bilmelidir. Üstelik bu davranışı yalnız çocuklarına yönelik değil, kendileri için de yapmalıdır.

  1. “Hafta sonunu kiminle geçirmek istersin?”

Bu da yine anne babaların çoğu tarafından yapılan bir yanlıştır. Hafta sonu ya da bayramda birlikte geçirilecek zaman sorununu çocuğun üzerine yıkarlar. Bu çocuğu krize sokabilecek yanlış bir davranıştır. Çünkü çocuk çok büyük bir sorumluluk altına girer ve bu yük altında ezilir. Çocuk açısından anne ya da babayı seçmek zordur, hatta imkansızdır. Anne babalar çocuklarını dinlemeli, ne istediğini anlamaya çalışmalıdır. Anne baba ayrılsa da anne babalık yapmayı unutmamalıdır.

Çocuğa boşanma anlatılırken yanlış davranışlar

Sessiz kalmak: Çocuğun size gelip soru sormasına asla izin vermeyin. Sorun, olabildiğince açık ve doğru bir biçimde ona da açıklanmalıdır. Olaylar karşısında kendisine herhangi bir açıklama yapılmayan çocuk hayaller üretmeye başlar. Hoş bir durum olmasa da, anne baba ayrılık kararını çocuğa bildirmelidir.

Hüzün ve heyecan: Bazen gözyaşlarını engellemek mümkün olmaz. Çocuğa pozitif duygularla yaklaşmak gerekir. Peki nasıl? Ayrılığın getirdiği acıyı bastırarak, onunla sakin ve soğukkanlı bir diyalog kurmak gerekir. Çünkü acılarını çocuklarına da yansıtan anne babalar boşanmayı daha da travmatik bir şekle sokar.

Anne baba boşanmaya karar verdiklerini çocuğa mümkün olduğunca sakin, birbirlerini suçlamadan söylemelidirler. Anne babalar çocuktan değil, birbirlerinden boşanmaktadırlar. Çocuğa ne annesini ne de babasını kaybetmediği anlatılmalıdır. Anne baba kendi kararsızlık ve suçluluk duygularını yansıtmamaya çalışmalı, çocuğun ruhsal ve bedensel gereksinimlerini

Etkileyecek güçte görürler. Dolayısıyla suçluluk duyguları veya anne babalarını manipüle etme çabaları olabilir. Korku, aşırı bağımlılık görülebilir. Okul çağındaki çocuk boşanmanın duygusal dinamiklerini ve “son” kavramını daha iyi algılayabilir durumdadır. Uzaklaşan ebeveyni kaybetme korkusu baskındır. Saldırganlık, korku, aşırı bağlılık gibi belirtiler görülebilir.

Sonuçta aile bireylerinin tümü için zor bir yaşam deneyimi olan boşanmanın çocuk açısından daha az zararla atlatılabilmesi için anne/babanın ortak bir tutum geliştirmeleri, birbirlerini ve çocuğu suçlayıcı söz ve davranışlardan kaçınmaları, kendi gereksinimleri için çocuğu konu etmemeleri ve olabildiğince yaşam koşullarını (ekonomik, okul, ev) aynı tutmaya çalışmaları uygun olur.

Sağlıcakla Kalın.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak