Yeni Anne Baba Olanlara Tavsiyeler

Yeşil Erik
226 görüntüleme
Yeni Anne Baba Olanlara Tavsiyeler

Bir bebeğiniz olacağını öğrendiğiniz andan itibaren yaşamınızda ne çok şey değişti, değil mi? Hayata bakış açınız, beklentileriniz ve belki de tüm yaşam biçiminiz. İşte sonunda büyük gün geldi, ona kavuştunuz. İnanın asıl heyecan şimdi başlıyor. Onunla geçireceğiniz her dakika, yaşayacağınız her “ilk” size yeni mutlulukların kapısını açacak!

Hamile olduğunu öğrendiğinde her kadının tepkisi farklı oluyor. Kimi bunu tüm dünyaya ilan etmek isterken, kimi birden içine kapanıyor. Kuşkusuz gebelik çok farklı bir dönem. Bir anda bütün hayatının değiştiğini, artık üzerinde başka bir canlının daha sorumluluğunu taşıdığını (hatta bunu bir ömür boyu taşıyacağını) fark etmek anne adaylarını sarsabiliyor.

İlk tekmesini hissettiğiniz gün

Özellikle sabahları beliren mide bulantıları, kahvaltı sonrasında bastıran uyku ihtiyacı ya da hafif baş dönmeleri hayatınızda yeni bir dönemin başladığının habercisi olabilir. Bunların ardından yapılacak bir gebelik testi, durumunuzu kesin olarak ortaya koyacaktır. Eğer bir bebek beklediğiniz kesinleşirse, yaşamınıza bir çeki düzen vermeniz gerekebilir.

Aylar ilerledikçe bebeğiniz size varlığını hissettirmek için çeşitli yollar bulur. Bu yollardan en etkilisi ise tabii ki karnınıza attığı belli belirsiz tekmelerdir. Gelin bebeğinin ilk tekmesini fark eden bir anne adayının heyecanını paylaşalım: “Karnımda onun ilk tekmesini hissettiğimde bir an rüya gördüğümü sandım. Sanki bana varlığını hatırlatmak için uğraşıyor gibiydi. O dönemde eşim ve ailem çok komikti, sürekli tekme atış şekline bakıp, onun nasıl bir çocuk olacağını anlamaya çalışıyorlardı. Ben mi? İnanın çok heyecanlıydım ve sadece zamanın çabuk geçmesi için dua ediyordum.”

Esinizi bebeğinizle tanıştırın

Nasıl mı? Tabii ki onun karnınızı okşamasına ve bebeğinizle iletişim kurmasına izin vererek. Araştırmalar, bebeklerin daha anne karnındayken çevrelerindekilerden etkilendiklerini, mutluluğu ve gerginliği ayırt ettiklerini gösteriyor. 9 ay boyunca sizinle iletişim kurma şansı bulan bebeğinizin babasını da daha doğmadan tanımasını sağlayın. Eşinizin bebekle yumuşak bir sesle konuşması ve karnınızı okşaması bunun için en iyi yoldur.

Onu eve ilk götürdüğünüz gün

Doğumdan sonra kollarınızda bebeğinizle eve döndüğünüz gün, iki farklı duygu arasında bocalayabilirsiniz. En sonunda eşiniz ve bebeğinizle yalnız kalmanın mutluluğunu, bir sorun olduğunda kimsenin yardımınıza gelemeyeceğini bilmek gölgeleyebilir. Bu dönemde eğer anneniz, kız kardeşiniz ya da yakın bir dostunuzdan size bir süre yardımcı olmasını rica edebilirsiniz. Bunda utanacak ya da çekinecek hiçbir şey yok. Doğum zaten başlı başına önemli bir olay, bunun üstüne bir de nasıl bakacağınızı daha tam olarak bilmediğiniz bir bebekle yalnız kalmak eklenirse kendinizi kötü hissedebilirsiniz.

Bu yüzden kendinize yakın bulduğunuz birinden yardım alın. Bu günlerde mümkün olduğunca yalnız kalmamaya bakın, ama bu bütün arkadaşlarınızı eve toplayın anlamına da gelmiyor. Çevrenizden pek çok kişinin bebeğinizi görmeye geleceği bu dönemde ziyaretleri mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışın. Aksi taktirde gereğinden çok yorulabilir ve bebeğinize saklamanız gereken enerjiyi konuklarınıza harcayabilirsiniz. Belki de bu dönemde yapılacak en iyi şey, telesekreterinizi devreye sokmak olacak. Birkaç gün dinlendikten sonra tekrar normal yaşantınıza dönebilirsiniz.

Size teklif edilen yardımı geri çevirmeyin

Öncelikle bu dönemde ev işlerinden tamamen uzak durmanızı öneriyoruz. Bırakın işleri en azından bugünlerde eşiniz ya da anneniz yapsın. Sizin yapmanız gereken sadece kendinizle ve bebeğinizle ilgilenmek olmalı. O uyurken kendi yapmak istediklerinizi, o sizi yanında istediğinde de onun isteklerini gerçekleştirmeye ve yeni hayatınıza alışmaya çalışın. Her şeyi tek başınız yapmaya çalışırsanız, bu hassas döneminde sinirleriniz çok kolay bozulabilir. Bunun acısını da mutlaka bebeğinize öfkelenerek çıkarırsınız. Oysa sizin şu anda son derece sakin ve huzurlu bir yaşama ihtiyacınız var. Özellikle genç anneler, bebeklerini sabunla yıkarken ellerinden düşürmekten korkarlar. Bunu sakın aklınızdan çıkarmayın. İlk banyosunu yaptırdığınız gün

Artık bebeğinizle baş başa kalmanın zamanı geldi. Unutmayın, hiç kimse size sonsuza kadar yardım edemez. Annenizden ya da eşinizin annesinden yardım almadan bebeğinizi yıkayacağınız ilk gün içinizde biraz korku olması doğal. Yapmanız gerekenleri ne kadar iyi öğrenirseniz öğrenin, ona bir zarar vermekten ya da yıkarken onu yere düşürmekten korkabilirsiniz. Ama merak etmeyin, siz iyi bir annesiniz ve annelik içgüdüleriniz çocuğunuza zarar vermemenizi sağlayacak.

Minik bebeğinizi banyoya soktuğunuzda onu sakinleştirmeye çalışın. Onunla yumuşak bir ses tonuyla konuşun. Ses tonunuz sizinle olan bağını güçlendirecek en önemli etken bu dönemde. Aslında pek çok bebek, banyoya girmekten büyük bir mutluluk duyar çünkü banyodaki isi ve nem, onlara annelerinin karnındaki yumuşak ve güvenli ortamı hatırlatır. Dolayısıyla bu ilk banyoda siz rahat ve yumuşak davranırsanız, banyo zamanları bebeğiniz için asla sorun olmayacaktır.

Banyoyu kısa tutun

Bebeğinizi güvenli bir şekilde yıkamak için, özel oyarak üretilmiş küvetlerden yararlanabilirsiniz. Böylesi çok daha güvenli olacaktır. Banyonun sıcaklığının yaklaşık 22 derece, su sıcaklığının ise 37 derece civarında olmasını sağlayın. Çabuk bir şekilde bebeğinizi başından ayaklarına kadar sabunlayın ve hemen ardından bol suyla vücudunu durulayın. Bu kadar küçük bir bebeğin vücudunda fazla bir kir olmayacağı için uzun bir banyoya ya da çok fazla sabunla, şampuana ihtiyacı yoktur. Uzun bir banyo yerine, banyo sonrasında bebeğinize ayıracağınız zaman onu daha çok mutlu edecektir. Bu ikiniz için çok özel bir an, onunla konuşun, oynayın, gülün ve onun da gülümsemesini sağlayın. Onu ilk kez bakıcıya bıraktığınız gün

Belki 15 gündür eşiniz size bir restorana gidip baş başa yemek yemeyi teklif ediyor. Ama siz bunu bir türlü kabul etmiyorsunuz, çünkü aklınız sürekli olarak evdeki ufaklıkta. Zamanında emzirilmesi, uyutulması ya da ilacının içirilmesi gerekiyor. Tabii ki siz tüm bunları bırakıp eşinizle beraber olmayı düşünemiyorsunuz bile. Öyleyse bir an önce bu yanlıştan vazgeçin. Bebeğiniz kadar eşinizin de size ve sevginize ihtiyacı var. Ayrıca unutmayın ki eğer eşinizle aranızda sorunlar olursa bu bebeğinize de yansıyacak.

Güvenilik bakıcı

Kısacası inanın ki onu güvendiğiniz bir bakıcıya bırakıp eşinizle biraz zaman geçirmekle ona ihanet etmiş olmuyorsunuz. Bunu bir vicdan meselesi haline getirmeyin ve zaman geçirmeden güvenebileceğiniz bir bakıcı bulmaya çalışın. Ya da ilk önce aileden birisinden bunu rica edin. Ancak ister bakıcı, isterse aileden biri olsun, bebeğinize bakmak için kendi evinize gelmesini rica etmelisiniz. Böylece bebeğinizin kendisini yabancı bir yerde hissetmemesini ve huzursuz olmamasını sağlamış olursunuz. Telefon etmekten çekinmeyin

Bebeğinizi bir yakınınızla ya da bakıcıyla bırakıp bir yere gittiğinizde, merak ediyorsanız telefon edip durumu kontrol etmekten çekinmeyin. Bu sizin en doğal hakkınız. Karşı taraf belki bundan biraz sıkılabilir ama önemli olan sizin içinizin rahat etmesi. Tabii bunu söylerken, bütün gece elinizde telefonla dolaşıp, geceyi hem eşinize, hem kendinize, hem de bebeğinize bakan kişiye zehir edin demiyoruz. Kısaca, merak edin, arayın ama abartmadan! İlk dişinin çıktığı gün

Bir bebeğin ilk dişini çıkarması ne büyük bir heyecandır, değil mi? Her ne kadar bebekler için durum bu kadar heyecan verici olmasa da (bu dönemlerde ateşlerinin çıktığını ve hastalandıklarını düşünürsek) anne babalar için bu çok önemli bir olaydır. Hemen yakınlara haber verilir, bunun için özel ziyaretler yapılır, özel hediyeler alınır. Bebeklerinin dişlerinin çıkması, anneler için bu heyecanın yanı sıra başka anlamlar da içerir. Demek ki minik bebekleri artık sıvı besinlerden katı besinlere geçebilecektir. Tabii artık bulduğu her şeyi kemirmeye çalışacak olması da ayrı bir olay.

Sabırlı olun

Yukarıda da söz ettiğimiz gibi diş çıkarmak bebekler açısından pek de eğlenceli bir şey değil. Yükselen ateş, ağrıyan diş etleri ve damaklar onlara son derece sıkıntılı anlar yaşatıyor. Böyle özel dönemlerde bebeğinize karşı daha sabırlı davranmalısınız. Yemek yemek istememesi, uyurken size zorluk çıkarması gibi olumsuzluklara karşı daha anlayışlı olmalısın. İlk mumunu üflediği gün

Ve işte ilk yaş günü geldi! Eminiz hem hamileliğinizin hem de bu koca bir senenin nasıl geçtiğini anlamadınız. Size muhtaç bir canlıyla yaşamaya alışmış olmasınız artık. Bugüne kadar ayları sayıyordunuz, artık yılları saymaya başlayacaksınız. Bundan sonra bebekliğe yavaş yavaş veda edişine tanık olacağınız bebeğiniz için bir gelecek planlamaya başlasanız iyi olur. Çünkü yılların nasıl geçtiğini anlayamadan onun okul, iş, evlilik gibi işleriyle uğraşmak zorunda kalacaksınız. İyisi mi siz çocuğunuzun geleceğini şimdiden hazırlamaya çalışın.

Neyse bu kadar tavsiye yeter. Her şeyden önce eşinizle bu günün tadını çıkarmaya bakın. Evet o, ikinizin eseri ve şu anda birinci yaşını kutlamak için mumunu üflemek üzere. Doğduğu andan beri yaşadıklarınızı şöyle bir hatırlamaya çalışın, neredeyse hiç kötü anınız yok gibi, değil mi? Bebeğinizin bu ilk doğum gününde bol bol fotoğraf çekmeyi ihmal etmeyin. Bu ileride onunla beraber bakıp gülümseyebileceğiniz hoş bir hatıra olacak sizin için.

Hoş anılar yaratın

Bebeğinizin bu ilk doğum gününü tüm ailenizi bir araya toplayıp kutlamanızı tavsiye ediyoruz. Onunla aynı yaştaki bebekler ve anneleriyle yapacağınız bir kutlamadan çok daha iyi olacaktır bu. Nasıl olsa belli bir yaştan sonra siz isteseniz de aile kutlamaları çocuğunuza yetmeyecek. Onun için hazır o kendi karar veremezken, daha sakin ve daha sıcak bir kutlama yapın bu sefer. Evinizi süsleyin. Ona hoşuna gidecek küçük armağanlar alıp hepsini tek tek paketleyin. Belki onun böyle bir şey için daha çok küçük olduğunu düşünüyorsunuz ama hediye paketlerinin, 1 yaşındaki çocuğa bile mutluluk ve sevinç vereceğini aklınızdan çıkarmayın.

İlk adımını attığı gün

Bir sabah uyandığında bebeğiniz size bir sürpriz yapar. Bir bakarsınız ki çoktandır uğraştığı şeyi başarmış ve size doğru ilk adımını atmış. Bakın bebeği iki ay önce yürümeye başlayan Selin duygularını nasıl anlatıyor? “İki ay önce, bir hafta sonu tatilinden döndüğümüz gün Emre bize harika bir sürpriz yaptı. Zaten günlerdir kendi başına ayakta durabilmek ve ayaklarını yere sağlam basabilmek için uğraşıyordu. Tatil dönüşü eve girdiğimizde Emre’nin ayakkabılarını çıkardım ve bir an elini bıraktığımda gözlerime inanamadım. Oğlum yüzünde harika bir gülümsemeyle babasına doğru ilk adımını atıyordu. Bu beklenmedik sürpriz ikimizi de sevinçten şaşkına çevirdi.”

Evdeki tehlikeleri yok edin

Unutmayın ki artık evin içinde saatli bir bomba var. Bugüne kadar bebeğinizle uğraşırken epeyce yorulduğunuzu biliyoruz ama bu daha başlangıç. Asıl iş onun ilk adımını attığı an başlıyor. Artık evin onun tek başına gidebileceği her bölgesini ve uzanabileceği tüm eşyaları gözden geçirmeniz gerekiyor. Kırılabilecek değerli eşyalarınızı ya da onun ağzına atabileceği kadar küçük nesneleri ortadan kaldırın, ev içinde yürürken düşebileceği basamak, eğim ya da bu tip tehlikeli bölgeler için önlemler alın. Ve en azından ilk dönemlerde onu bir odada uzun süre tek başına bırakmamaya dikkat edin.

Sağlıcakla Kalın.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak