Bebekler Neden Korkar ve İrkilirler?

Yeşil Erik
537 görüntüleme
Bebekler Neden Korkar ve İrkilirler?

Bebekler 8 aylıkken korkuyla tanışırlar. Bazı korkular gelişmeleri için gereklidir, aksi halde bir gelişme bozukluğunu düşündürebilir. Bebekler 8 aylık olduklarında yabancıları tanımaya başladıkları döneme girerler. Anne – baba dışındaki insanların yabancı olduklarını fark eder ve ağlamaya başlarlar. Bundan önceki dönemlerde kucaklara atlayan bebek birdenbire kucağa gitmemeye başlar ve anne – babayı arar, sürekli annenin yanında kalmak ister.

Bu yabancılaşma döneminin gerçekleşmesi çocuğun gelişimi açısından gereklidir. Bu dönemi geçirmeyen çocukların gelişmesinde bir sorun çıktığı akla gelir. Bu sefer çocuğun anneyi tanımadığı ve anneye bir güven sağlamadığı anlaşılır. Aileler bu konuda çok dikkatli olmalı ve bir psikoloğa başvurulmalıdır. Çocuk yabancılardan korktuğunda ve kucağa gitmek istemediği takdirde onu fazla zorlamamak gerekir. .

Bebeklerin korkunun altında yatan nedenler

Korkunun temelinde yatan şey güvensizliktir. Bir çocuk güvenli bir ortamda yaşamadığı takdirde ufak tefek olaylardan bile korkar. Örneğin sesten korkabilir, aniden karşılaştığı bir renkten de korkabilir, kuştan korkabilir. Kendi de korkuyu yaratabilir, yalnızlıktan bile korkar. Annenin sürekli onun üzerine titremesi ve onunla ilgilenmesi sonucu o ilgi çocuğa fazla gelir.

Güven sağlamak için

Bebek acıktığında, gazı olduğunda, hastalandığında, altı kirlendiğinde kullanacağı tek bir dili vardır, o da ağlamaktır. Bu gibi durumların dışında annenin mutlaka onu kucağına alması gerekmez. Onu yatağında bırakabilir, onunla uzaktan konuşabilir. Mutfakta iş yaparken onu yakınına oturtabilir, ona oyuncaklar verebilir, ağladığı zaman da onunla konuşabilir. Bebek için sadece sesi duymak ve yalnız olmadığını bilmek önemlidir. Her ağladığında kucağa alınması bebeğin bağımlı yetişmesine neden olur. Doğduğu andan itibaren annenin onunla konuşması bebeğe güven verir.

Bebek biraz daha büyüyünce

8 aydan sonra çocuk kendi dünyasını biraz daha büyütmeye, dolayısıyla da bir takım sorunlar yaşamaya başlar, anneden uzaklaşır. Yürümeye başlaması bile çocuğun anneden uzaklaşması demektir. Yalnız başına başka bir odaya giderken annesinin onu takip etmesi, bir şey olduğu takdirde annesinin ona yardım edeceğini bilmesi açısından önemlidir. Bu, çocuğa güven verir.

Çocukların anne babadan ayrılma korkusu

Çocuklar en çok anne babadan ayrılmaktan korkarlar. Uzmanlar çocukların bu korkularını yenmesi için yuvaya gönderilmelerini tavsiye ediyorlar. Çocuklar üç yaşından itibaren benliklerini kazanırlar. Herkese kendi isteklerini yaptırmaya çalışırlar. Dolayısıyla çocuk yuvada hem sözünü geçirmeyi hem de diğerlerinin sözünü dinlemeyi ve kabul etmeyi öğrenir. Hayatında ilk defa evden, anne ve babadan, tanıdığı ortamdan ayrılması başka bir ortama girmesi dolayısıyla korkar. Bu durumda annenin onu yavaş yavaş bu fikre alıştırması gerekir. “Çocuk gitmek istemiyorum” dese de oraya gidip kendi haklarını savunmasını öğrenmelidir.

Çocukların başarısızlık korkusu

Beş yaşına gelmiş bir çocuğun en büyük korkusu bir şeyleri başaramamaktır. Diğer çocukların yapabildiğini kendisinin yapamamasından korkar. Ayrıca evde yalnız kalma korkusu da bu yaşlarda yoğun olarak karşılaşılan korkulardan biridir. Geceleri birdenbire uyanan çocuk yalnız olduğunu görüp korkmaya başlar. Tek başına yatmak istemez. Bunun da sebebi çocukların bu yaşlarda fantezilerinin gelişmesidir. Fantezileri geliştiği zaman çocuklar daha fazla korkarlar. Çocuklar gerçek ile hayal arasındaki farkı ancak 6 yaşından sonra anlar ve bu yaşa kadar geliştirdikleri fanteziler onların korkmasına neden olur.

Çocukların televizyon ve masallardan kaynaklı korkuları

Televizyonda seyrettiği herhangi bir program çocukların fantezilerini çok farklı yönde etkileyebilir. Çocuk sürekli olarak televizyona bağlı kalırsa, algılaması da daralır. Masallar ise çocukların hayal gücünü geliştirdiğinden oldukça yararlıdır. Çocuk masalı dinlediği zaman olayları kendi kafasında hayal eder. Tabii ki korkmaması için masalda korku unsurunun bulunmamasına dikkat etmek gerekir. Anne baba da masallar uydurabilir, bu çocuk için çok keyif vericidir. Çocuk bir masaldan korktuğu takdirde de o masalın resmini yapabilir. Örneğin cadıdan korkan bir çocuğun annesi “Ben o cadıyı bu resme hapsettim. Artık kimseye zarar veremez” gibi sözlerle çocuğun korkusunu giderebilir.

Çocukların iğne korkusu

Genellikle bütün çocuklar iğneden korkar. İğneden korkmalarının iki nedeni olabilir. Bunlardan birincisi, daha önce iğne olmuş çocukların yanında iğne olmaları halinde onların tepkilerinden etkilenmeleridir. Bunun yansıra, iğne bir kez canlarını yakınca tekrar iğneyle karşılaştıklarında o acıyı hatırlarlar. Yine canlarının yanmasından, dolayısıyla da iğneden korkarlar. Bunu önlemek için daha önceden neyle karşılaşacağı konusunda onu bilgilendirmek gerekir. İğne olacağı zaman canının biraz yanabileceği ama bunun onun hasta olmaması için gerekli olduğu anlatılmalıdır.

Çocukların hayvan korkusu

Bazı çocukların kedi, köpek gibi hayvanlardan korktuğu görülmüştür. Çocuklar ancak bir tepki gördüklerinde hayvanlardan korkarlar. Korku aynı zamanda öğrenilen bir kavramdır. Başkaları korktuğu takdirde çocuk da korkar. Bir annenin köpek fobisi varsa çocukta da bu fobiye rastlanır, çünkü çocuk bunu anneden öğrenmiştir. Orada babanın olaya karışarak çocuğu doğru yönlendirmesi gerekir. Ayrıca çocuğun yavaş yavaş korktuğu hayvana yaklaştırılması da denenebilir.

Çocukların karanlık korkusu

Çocuklar, karanlıkta göremedikleri için korkarlar. Bu korkuyu ortadan kaldırmak için, çocuğun yavaş yavaş karanlığa alıştırılması gerekir. Örneğin bunun için ilk başlarda ışık biraz açık bırakılır. Ona karanlıkla ilgili masallar anlatılır. Ya da çeşitli oyunlar oynanır. Örneğin gözler kapatılarak odada bazı oyuncakların yeri değiştirilir ve daha sonra çocuğun neyin yerinin değiştirildiğini bulması istenir. Böylelikle çocuk kendi odasını öğrenir. Bu da onu rahatlatır. Ya da odasına küçük bir gece lambası konabilir.

Çocuğunuzun korkularıyla mücadele

Çocuğa korkuyla mücadele etmesi öğretilmelidir. Karanlıktan korkan bir çocuğun odasının ışığı sürekli açık bırakılırsa, korkuyla nasıl mücadele etmesi gerektiği öğretilemez. Önemli olan nokta, çocuğun korktuğu nesne ya da olaya yavaş yavaş alıştırılmasına dikkat etmektir. Dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de korkuyla yüz yüze gelen çocukların, çok farklı şekillerde tepki verebildiğidir. Bu durumda, kendilerine yardımcı olması açısından mutlaka bir uzmana başvurmaları yerinde olur.

Sağlıcakla Kalın.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak