Çocuklarda Gastrit ve Mide Ülseri

Yeşil Erik
2602 görüntüleme
Çocuklarda Gastrit ve Mide Ülseri

Mide rahatsızlıklarının çocukları fazla etkilemediği düşünülür. Oysa son 15 yılda bu hastalıkları inceleyen bilim dalının gelişmesiyle, ülser ve gastiritin çocukları da etkilediği kanıtlandı.

Peptik ülser bir mide rahatsızlığı. Mide ve on iki parmak bağırsağının iç yüzeyini döşeyen “mukoza”nın çeşitli etkenlerle bozulmasıyla oluşuyor. Araştırmalar, erişkinlerin yüzde onunda, en az bir kere peptik ülser görüldüğünü kanıtlıyor. Son 15 yılda, çocuk gastroenterolojisinin gelişmesi ve sindirim sisteminin ayrıntılı olarak görülebilmesini sağlayan endoskop aletlerinin yaygınlaşmasıyla, çocuklara da peptik ülser ve gastrit (mide dokusu iltihabı) tanısı konulabiliyor.

Çocuklarda gastrit her yaşta olabilir

Hastalık doğumdan itibaren her yaşta görülebiliyor. Stres yaratan durumlar, ağır hastalıklar, beyin ameliyatları, yanıklar, asprin ve anti-romatizmal ilaçların uzun süre kullanımı, ülsere yol açabiliyor. Kalıtımın da rolü olduğunu unutmamak gerekiyor. Ayrıca kan grubu 0 olanlarda ülser sıklığı daha fazla. 1983 yılında, Avusturalya’lı iki hekim, peptik ülsere “Helicobacter pylori” adı verilen bir bakterinin yol açtığını kanıtlamış.

Bakteri enzimler salgılayarak mide dokusuna zarar veriyor, midede asit salgısını arttırıyor. Böylece önce gastrit, daha sonraki dönemde de ülser oluşuyor. Araştırmalar, karın ağrısı, kusma ve sindirim sistemi kanaması ile hekime başvuran çocuklarda “Helicobacter pylori” bulunduğunu gösteriyor.

Bulaşıcı bir hastalık

Bakterinin nasıl bulaştığı tam olarak anlaşılamamış. Ancak ağız yoluyla olabileceği düşünülüyor. Çalışmalar, bakterinin dışkıyla suya karışabildiğini ve suda uzun süre canlı kaldığını gösteriyor. Ayrıca Helicobacter pylori saptanan çocukların, ailelerinden az birinde bakterinin varlığını kanıtlanmış durumda. Hastalığa yakalananlar çeşitli belirtilerle doktora başvuruyorlar. Bunların en bilineni karın ağrısı. Ağrı daha çok göbek çevresinde görülüyor.

Erken saatlerde uykudan uyandırıyor ve yemekle azalıyor. Bunlar gastrit veya peptik ülserin belirtileri olabiliyor. Yapılan araştırmalar da, nedeni bulunamayan karın ağrısı veya sindirim sistemi kanamasıyla doktora başvuran çocukların yüzde altmışından fazlasında “Helicobacter pylori” yüzünden oluşturulan gastrit ve peptik ülser tespit edilmiş. Bu çocuklara erkenden endoskopi yapılarak kanama yeri ve nedeni tespit edilebiliyor ve böylece etkin bir tedavi uygulanabiliyor. Burada dikkatli olmak gerekiyor çünkü hastalıklar “gizli kanamaya” yol açıp kansızlığa neden olabiliyor.

Çocuklarda gastrit için teşhis konamazsa

Eğer tanı zamanında konamazsa, gizli veya aşikâr kanamaya, mide çıkışında darlığa, mide ya da onikiparmak bağırsağında delinmeye yol açabiliyor. Bu durumda tedavisi ilaçla yapılabilecek bir hastalığa cerrahi müdahale gerekiyor. Tanı endoskopik incelemeyle yapılıyor ve yeterli dozda sakinleştiriciden sonra, 1 aylık bebeklere bile uygulanabiliyor. Yan etkisi de yok. Hastalığın teşhisinden sonra, asit salgısını düzenleyen, azaltan veya mukozayı koruyan ilaçlar sayesinde kolaylıkla tedavi edilebiliyor.

Ancak ilaç tedavisi ile iyileşme oranı yüksek olsa da tekrarlama riski var. Bununla beraber, tedavide yüzde doksana varan oranda başarı elde edildiği unutulmamalı. Tedaviden sonra, hastanın dokuya doğrudan zarar veren, aspirin ve benzeri ilaçları, çay, kahve, biberli ve baharatlı yiyecekleri ve kola gibi karbonatlı içecekleri kullanmaması gerekiyor. Eskiden çok sık kullanılan sütse, içerdiği kalsiyum ve protein oranı nedeniyle asit salgısı arttırabiliyor. Bu yüzden kullanılmıyor.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak