Çocuklarda Konuşma ve Dil Bozuklukları

Yeşil Erik
103 görüntüleme
Çocuklarda Konuşma ve Dil Bozuklukları

Çocuklarda dil bozukluklarını zamanında anlayabilmek için, dil gelişimi konusunda bilinçli olmak gerekir. Dil, içeriği oldukça geniş bir kavramdır ve dil rehabilitasyonlarının kolaylaştırılması için yapay olarak dört alana bölünmüştür. Dil bozukluğu bu alanlardan bir tanesinde veya birkaç tanesinde ortaya çıkabilir. Bu alanlar dilin sesbilgisi (fonoloji), pragmatiği (günlük hayat kullanımı), semantiği (dildeki anlamların ilişkisi) ve grameridir.

Çocuk ayağa kalktığı ve adım atmaya başladığı zaman, tek kelimeyle kendini ifade etmeye başlar. 1 – 2 yaşları arasında bunlar iki ya da üç kelimelik cümlelere dönüşür. Konuşma sesleri insanlarda zamanla gelişir. 2 – 3 yaşları arasında önce dudakla yapılan sesler çıkar. Bunlar sırasıyla /p/, /m/, AÜ, /n/, /v/, [b/ sesleridir. Ardından [W, /g/, [d/ ve [t/ sesleri çıkmaya başlar. 3 ve 4 yaşlarında ise /f/, /y/, /l/, Is/ sesleri gelişir. En geç olarak 7,5 yaşında h/ sesinin eklenmesi ile bu süreç sona erer. Okul öncesindeki çocuklarda, bu seslerin kazanılmasıyla ilgili çeşitli derecelerde telaffuz kusurları görülür. Bu kusurlar 8 yaşına kadar normaldir. Bu yaştan sonraki telaffuz kusurları için dil terapistinin yardımı gerekir.

Çocuk yazma aşamasında sözcükleri söylediği şekilde yazacağından, eğer kelimeleri yanlış söylüyorsa, bir öğrenme güçlüğü oluşacaktır. Bu nedenle uzmanlar bu aşamada müdahalede bulunabilirler. Fakat ondan önce müdahale yapılamaz.

Dil Ve konuşma gelişimi çocuğun kontrolü dışında gelişen bazı faktörlerle ilgilidir. Bunlar ailedeki çocukların sayısı, kaçıncı çocuk olunduğu, anne ve babanın entelektüel ve dil düzeyleri, çocuğun cinsiyeti, çocuğun aldığı uyarıcıların kalitesi ve konuşmasını sağlayacak motivasyonuna bağlıdır.

İlk çocuk ikinciden, ikinci çocuk da üçüncüden daha önce konuşma eğilimi gösterir. Bununla birlikte kız çocukları erkek çocuklarına göre daha erken ve düzgün konuşurlar. Ayrıca çocuğun konuşma gelişimi için; ilgili ve her zaman çocuklarının yanında olan anne ve baba, endişeli ve yanında olmayan anne ve babadan daha yardımcıdır.

Kekemelikte çocuğun konuşmasına dikkat çekilmemeli

Okul öncesi çocuklarda görülen başka bir konuşma kusuru da kekemeliktir. Kekemelik, konuşmanın akıcılığının bozulmasıdır ve erkek çocuklarında, kız çocuklarına oranla daha fazla görülür. Normalde çocukların konuşma gelişimleri sırasında, özellikle 2 – 5 yaşları arasında konuşmanın akıcılığı bozulabilir ve bu kulağa kekemelikmiş gibi gelebilir. Oysa çocuklar dil öğrenme süreçlerinde bu türden konuşma bozuklukları yaşarlar. Bunun hemen kekemelik olarak etiketlenmesi yanlıştır. Bu nedenle ailelerin konuyla ilgili bilgilenmeleri gerekir. Eğer çocuğun dikkati konuşmasına yönlendirilmez, konuşma davranışıyla ilgili güveni sarsılmaz, kaygı ve endişe duyguları geliştirmez ise, 8 – 9  yaşlarına geldiklerinde konuşmalarının tekrar normale dönme olasılığı yüksektir.

Kekemelik durumunda çocuğa yapılabilecek en koruyucu yaklaşım, kendi konuşma davranışına karşı kaygı ve endişe duygularının oluşmasına engel olmaktır. Çünkü kekemeliği süreğen hale getiren duygular bunlardır. Okul öncesi çocuklarda görülen kekemeliğe doğrudan konuşma terapisi yapılmaz. Sade-ce çocuğa nedenini hissettirmeden, psikolojik rehberlik ve oyun terapisi önerilebilir.

Çocuklarda Dil bozukluklarının çeşitleri

Dil bozukluklarına pragmatik ve semantik dil bozuklukları da eklenebilir. Bilişsel bozukluğu olan çocuklarda, dilin bu iki kullanımı da bozulur. Örneğin çocuk sevdiği meyve suyunun adını çok güzel telaffuz edebildiği halde, canı meyve suyu istediğinde veya bunu bakkaldan almak gerektiğinde söylemeyebilir (pragmatik). Veya “sandalye” nesnesini sadece “sandalye” olarak öğrenmiş bir çocuğa “iskemleye otur” denildiğinde bunu anlayamayabilir. Bu türden dil bozukluklarına, öğrenme güçlüğü olan, otistik davranış özellikleri gösteren veya down sendromu olan çocuklarda rastlanır.

Eğer çocuğun motor gelişimi, oturması ve yürümesi yavaşsa, buna paralel olarak dil gelişimlerinde de gerilik olacaktır. 2,5 yaşına gelip hala sınırlı sayıda kelimesi olan çocukların dil terapistine görünmeleri gerekir.

Dil gelişiminde erken müdahale çok önemlidir. Özellikle bilişsel bozukluk ve öğrenme güçlüğü olduğu durumlarda 1,5 ile 4,5 yaşları dil gelişimin en hızlı olduğu yaşlardır ve dil bozukluğuna bu yaşlar arasında müdahale yapılmalıdır. İleri yaşlarda görülen dil bozuklukları beyin zedelenmelerine bağlı dil bozukluklarıdır. Bunların içinde en sık afazi türü dil bozukluğu görülür.

Konuşma ve dil bozukluklarının toplam oranını gösterecek bir çalışma henüz yoktur. Fakat dil bozuklukları diğer engellilik durumlarıyla birlikte görüldüğü için, 50 milyonda 3 milyon olarak tahmin edilebilir.

Çocuklarda Dil bozuklukları grupları

  • Sadece konuşmanın bozulması; yani disfoni, disartri ve konuşmanın akıcılığının bozulması işitme kaybının ikincil bir sonucu olarak dil bozukluğu
  • Zihinsel engel, beyin zedelenmesi ve bilişsel bozukluğun sonucu olarak dil bozukluğu
  • Dil kazanıldıktan sonraki beyin lezyonuna bağlı disfazi
  • Davranış ve psikiyatrik bozukluklarla ilişkili dil bozukluğu
  • Çevre uyaranlarının yetersiz olmasının bir sonucu olarak dil bozukluğu
  • Bu sınıflamaların içine katılamayan “gelişimsel disfazi” veya “özel gelişimsel dil bozukluğu”

Kekemelik başlangıcının belirtileri

  • Kekemelik başlangıcı yaşayan çocukların ailelerine şunlar önerilir:
  • Çocuğunuzun konuşması hakkında kekeme tanımlamasını duymasına asla izin vermeyin,
  • “Çocuğum hızlı konuş”, “yavaş konuş”, “konuşmadan önce iyi düşün”, “tekrar söyle” gibi, çocuğa konuşmasının iyi olmadığını düşündürecek her türlü davranıştan kaçının
  • Çocuk iyi konuşurken rahatlamış, duraksamalar yaşarken de şaşkın ve korkulu yüz ifadelerinden kaçının.
  • Çocuğunuz konuşmasını toparlamaya çalışırken, sabırsızlığınızı göstermeyin,
  • Eğer çocuğunuz konuşmasındaki farklılıkla ilgili soru sorarsa, iyi olduğunu, hiçbir şey olmadığını söyleyin. Zaman zaman herkesin böyle konuşabileceğini belirtip, fazla açıklama yapmayın. Çünkü çocuklar söylenilenlerle kastedilenler arasındaki farkı anlayabilirler.

Konuşma ve dil terapilerinde uygulanan tedaviler

Dil terapisinde tedavi yöntemi hasta durumuna göre değiştiğinden, pek çok yöntem uygulanır. Dil bozukluklarında veya hiç konuşmayan kişilerde başlangıçtan itibaren konuştuğu dilin bütün sesleri görsel ve işitseldir. Ayrıca seslerden heceler, hecelerden cümlelerin kurulması öğretilir. Bu uygulama en çok işitme engellilerde kullanılır. Fakat birçok değişik yöntemler de; mesela işitme algısı, dinleme becerisi iyi olmayan ve sürekli sesleri duyma güçlüğü yaşayan kişiler arasında kullanılır.

Dil terapisinde en fazla kullanılan tekniklerden biri beden dilidir. Terapiye baz teşkil eden beden dili, her ülkenin işitme engellileri için kendi kültürel dilinden uyarlanır. Fakat ülkemizde işitme engelliler için beden dilinin organize edilmiş yayını yoktur ve müfredatta da kullanılmaz. Aslında bu dil terapisi çalışmaları için büyük bir engel taşır. Çünkü bu sistem birçok iletişimi olmayan hasta grubu için kullanılan ve kültürel özellikler gösteren bir yöntemdir.

Sağlıcakla Kalın.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak