Doğum Sonrası Depresyon Yaşayanlar

Yeşil Erik
2570 görüntüleme
Doğum Sonrası Depresyon Yaşayanlar

Doğum sonrası depresyon yaşayanlar bu durumun bazen farkındadırlar bazen de depresyonda olduklarının farkında bile değillerdir. Hemen bütün kadınlar, doğum sonrasında ya da daha ileriki günlerde başlayan tehlikeli bir sakin dönem geçirir. Bu depresif dönemin gerçek bir depresyona dönüşmesini önlemek için tedavi şarttır.

Doğum sonrasında hemen bütün kadınlar aşırı duyarlı ve depresiftir. Psikiyatristler, doğum sonrası kadınların yüzde 80’inin depresif bir dönem yaşadığını, bunun ise genellikle, doğum sonrası üçüncü ile beşinci günde ortaya çıktığını ve çoğunlukla da 24 saatte geçtiğini söylüyorlar. Bu dönemde kadın, mutlu olması gerektiğini düşündüğü halde, kendini hüzünlü ve mutsuz hisseder. Özellikle de, ziyaretlerin yoğunlaştığı o günlerde, yakınlarına bile soğuk davranır. Oysa sorun çevresinde değil kendindedir. Psikolojik açıdan rahatlarsa, dönemi kolayca atlatacaktır.

Kadınların doğum sonrasında yaşadıkları bu olumsuz dönemin tabii pek çok nedeni var:

Doğum sonrası depresyon yaşayanların hormonal değişimi

Kadınlar adet dönemlerinde daha duyarlı olurlar. Bu yüzden genellikle hormonal değişim süresinde moralleri bozuktur. Çünkü hormonal değişimler kişinin kendini iyi ya da kötü hissetmesinde etkilidir. Doğum sonrasında, hormonal değişim daha güçlü olduğundan etkilenme de daha fazladır.

Alışkanlıkların değişimi

Doğum sonrasında çok yorgun olmasına karşın kadın başta bebeğini emzirmek gibi pek çok yenilikle yüz yüze gelmek ve baş etmek zorunda kalır. Geceleri, uykusu bebeğin ağlamasıyla sık sık kesildiğinden yoğun uykusuzluk dönemi yaşar. Ayrıca, büyük olasılıkla doğumun etkisiyle ortaya çıkan olumsuzluklarla da başı dertte olabilir: hemoroid, peklik, ateş gibi…

Psikolojik karmaşa

Çocuk doğurmak, kadında çok büyük bir yenilik ve değişimdir. Hamilelik sırasında ve doğumda yaşadıkları, sağlıklı bir çocuk dünyaya getirince mutlulukla sona erer. Ancak anne çocuğu dünyaya getirdikten sonra sorumluluklarını yerine getirirken, deneyimsizliği yüzünden büyük panik ve heyecan yaşar. Anne olmak, kolay değildir… Eşin ve özellikle annenin bilinci, düşünce yapısı, bebeğin doğumuyla başlayan yeni dönemde kaçınılmaz bir değişime uğrar. Bu yüzden, özellikle annenin bir uyum sürecine gereksinimi vardır.

İşte annenin doğumdan sonra yaşadığı bu depresif dönem, yeni dönemin perdesinin çekilmesi anlamına gelir. Öte yandan, pek çok kadın depresif dönemi sadece ilk doğumdan sonra değil, ardından yapacağı doğumlarda da yaşar. “İlk çocuğumda, şaşkınlık içindeydim. Ne yapacağımı bilmiyordum. İkincisinde bildiklerimi unuttuğumu sanıyordum. Bebeğimin sorumluluğunu üstlenebileceğimden kaygılıydım. Bu yüzden, umutsuzluğa kapılıp sık sık ağladığım oldu.” sözleriyle bir anne duygularını anlatıyor.

Doğum sonrası depresyon neden yaşanır?

Kişi zaman içinde sınırlı ve yetersiz kaldığı düşüncesine kapıldığında, dış etkenlerin olumsuz etkisine girer. Genç anne, içinde bulunduğu yeniliğe alışmakta zorlandığından depresyon yaşar. Ancak, çocuğunun gereksinimlerinin bilincine varıp karşıladığında, psikolojik sorunlarının üstesinden de gelecektir. Tabii ki, bunda çocukla anne arasındaki iletişimin gerçekleşmesinin de büyük etkisi vardır. Avrupa’da bazı hastanelerde, annenin çocuğuyla mümkün olduğunca erken iletişim kurmasını ve depresif dönemden hızla çıkmasını sağlamak amacıyla psikolojik hizmet veriliyor. Böylece, anneler sorunlarını psikologla konuşarak çözümlüyorlar. Bu konuda tabiatıyla çocuk bakım uzmanları ve bakıcılar da, psikolojik destek görevini yerine getirebilirler.

Doğum sonrası depresyon her anne farklı yaşar

Doğum sonrası depresyon yaşayanlar her annede farklı biçimdedir. Kimi annede eve döndükten sonra, yani doğumdan on beş gün ila bir ay sonra ortaya çıkabilir. Bu depresyonun temel nedeni uykusuzluk ve aşırı yorgunluktur. Depresyondaki kadın karamsarlıklar içine girer, her an kötü bir şey yaşayacağını düşünmeye başlar, çocuğunun bakımını gerektiğince yerine getiremez olur.

Bu durumdaki anneler genellikle çocuklarıyla gerektiği gibi iletişim kuramazlar. Anne çocuğuyla konuşmamaya başlar ve görevlerini mekanik biçimde yerine getirir. Bebek de, yalnızlığı yaşadığından sürekli olarak ağlar. Bebeğin mutsuzluğu genç annenin daha da olumsuz etkilenmesine ve iç dünyasına yönelmesine yol açar. Duruma müdahale edilmediği takdirde anne gibi bebek de depresyona girebilir: Daha az oyun oynar, mırıldanmaları keser ve gelişimi yavaşlar. Yani annenin depresif döneminin uzaması bir kişinin değil, iki kişinin hayatını olumsuz yönde etkiler.

Doğum sonrası depresyon yaşayanlar için akın çevre ve eş desteğinin önemi

Hekimlere göre, doğumdan sonra, ileri dönemlerde görülen depresyon, daha tehlikeli ve etkili. Araştırmalar, her yüz yeni doğum yapan kadının yüzde 10’u ile 15’inin bu dönemi yaşadığını yani ülkemizde ortalama 70 000 kadının doğum sonrası depresyonunu yaşadığını gösteriyor. Tabii ki, bu kadınların depresyon geçirmesinin ortak nedenlerinin arasında destek vermeyen eş ve yakın çevre geliyor.

Depresyona giren kadına hekim, genellikle sakinleştirici yazar ve yakınlarına genç anneye destek olmalarını önerir. Bazı kadınlar, depresyona diğerlerine kıyasla daha açıktır: Anneleriyle ve eşleriyle iyi ilişkiler içinde olmayanlar, şişman olanlar, hamilelikleri ve doğumları kötü geçenler ve depresyon geçirmiş ya da depresyona meyilli olanlar. Doğum sonrası depresyonu, bazı durumlarda ileriki dönemler de ortaya çıkabilir.

Eskiden yeni doğum yapan kadınların evi, akrabalarla, arkadaşlarla dolup taşardı. Kadınların da, çalışma yaşamına atıldığı son yıllarda artık, genç anneler annelerinden, yakın akrabalarından da uzak olabildiklerinden ve eşleri çalışmak zorunda olduğundan, çocuklarıyla kendileri ilgilenmek zorunda kalıyorlar. Bu durumda anne, kendini izole edilmiş, bir kenara itilmiş hissedebilir ve depresyona girebilir.

Hekim, hamilelik döneminde anne adayının doğum sonrası yalnızlık çekebileceğini fark ederse, karşılaşabileceği bütün sorunları tek tek anne adayının bilgisine sunacaktır. Ayrıca, doğumdan hemen sonra annenin rahatlaması, yorgunluğu üzerinden atması da çok önemlidir. Bunun için, hekimin önerdiği bir sakinleştirici kullanılarak, uyku düzenlenmelidir.

Kısacası, yaşamının bu yeni dönemine dinlenmiş ve formda girmek, annenin psikolojik rahatsızlık çekmesini önler. Ayrıca, sorun yaşaması söz konusu olan anneye doğumunun ertesi gününden itibaren terapi uygulamak gerekir, özellikle de annesiyle ve eşiyle iyi ilişkiler içinde değilse… Genç anne terapi sayesinde yavaş yavaş sorunların üstesinden gelmeyi başaracaktır. Bu nedenle, doğumdan sonra depresyon içine girdiğinizi fark ederseniz, hemen bir psikoloğa başvurmalı ya da doktorunuza danışmalısınız.

Sağlıcakla Kalın. Hekiminize danışmadan herhangi bir ilaç yada tedavi uygulamamanız gerektiğini unutmayın.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak