Hamilelik Öncesi ve Hamilelikte İdeal Kilonun Önemi

Yeşil Erik
337 görüntüleme
Hamilelik Öncesi ve Hamilelikte İdeal Kilonun Önemi

Anne adaylarının, hamileliği süresince iki misli besin almaları gerektiği düşünülür. Uzmanlar, bu görüşün, hamilelerin ve bebeklerin sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekerek, “Aşırı kilolardan kaçının” uyarısında bulunuyor.

Hamilelik dönemi, bir bedende iki canlının beslendiği aylardır. Bu özelliğin doğumdan sonra da emzirme süresince devam edeceği düşünülürse, anne adayının beslenme sorununun ne kadar önem taşıdığı ortaya çıkar.

Anne adayının iki canlı olduğu, bu yüzden iki misli besin alması gerektiği görüşü, ülkemizde yaygın bir kanıdır. Ancak uzmanlar, gereğinden fazla kiloların doğumu güçleştireceği gibi, anne adayının ve bebeğin sağlığını da tehlikeye düşürebileceğini belirtiyorlar. Uzmanlar, “Her doğum uzmanının ekibinde bir diyetisyen ve hamile jimnastiği servisi bulunması gerekir” diyor.

Hamilelikte kilo alımı nasıl olmalı?

Anne adaylarının kilo durumu, tansiyon ölçümü ve ultrasona girmek kadar, muayenenin önemli bir bölümünü oluşturur. Hamilenin takibi sırasında aldığı kilolar, doktorun özellikle üzerinde durması gereken konulardan biri olmalıdır.

Tek bebek bekleyen annelerin, günde ortalama 2100 kalori almaları uygundur. Ancak bu rakam, ikiz bebek bekleyen anne adaylarında daha farklıdır. İlk üç ay boyunca, bulantı ve kusma dönemi olduğu için, anne adaylarının kilo alması genellikle mümkün olmaz. Bunu takip eden altı ay boyunca, ayda ortalama 2 kilo alınarak, hamilelik sürecinin 12 kilo artışla tamamlanması tavsiye edilir.

Aşırı kilo, tansiyon ve şeker riskini beraberinde getirir

Anne adayı, standartların üzerinde bir kiloyla doktora başvuruyorsa ya da belirlenen rakamların üzerinde kilo alıyorsa, en az, tansiyon yükselmesi ya da ultrason bulgusu kadar değerlendirilmesi gereken bir sorundur. Anne adayının bilinçli bir diyetisyen tarafından kontrol edilerek, vücut yapısına uygun bir şekilde diyet listesi düzenlenmelidir. Aşırı kilonun, hem anne adayı hem de bebek açısından riskleri vardır.

Kilolu anne adaylarının, diyabet ve tansiyon hastalığına yakalanma riskleri daha yüksektir. Hamilelikte tansiyon yükselmesi, doğum hekimini korkutan bir tablodur. Tansiyon yükselmesi, erken doğumlara, rahim içindeki bebeğin gelişme geriliklerine yol açabilir. Bunun yanı sıra, hamilelikte gelişmiş tansiyon, bebeğin kilo almasını engelleyebilir. Anne adayının tansiyon hastalığı da varsa, kendisi çok kilo almasına rağmen, bebek düşük tartılı doğabilir.

Aşırı kilolu hanımlarda hamileliğe bağlı diyabet daha sık görülür. Anne adayı, bilinçli bir doktor tarafından takip edilmezse, makrozomi denilen dört kilo ve üstü bebek doğurma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Kilolu bebeklerin doğumu, normal standartlardaki bebeğin doğumundan daha zordur. Bebeğin, aşırı kilosu nedeniyle, doğum sırasında bazı travmalarla karşılaşma riski, normal bebeklere oranla daha fazladır. Kol ve omuz bölgesindeki zedelenmeler, makrozomi bebeğin doğumu sırasında en çok görülen tehlikelerdir.

Makrozomi bebeklerde solunum problemleri, normal bebeklere göre daha fazla görülür. Aşırı kilolu hamilelerin, doktoruna danışmadan rejime girmeleri ise çok tehlikelidir. Anne adayı, öngörülenin altında kalori aldığı takdirde, çok düşük kilolu, gelişimini tamamlayamamış bebek doğurma tehlikesi ortaya çıkar.

Hamilelikte diyetin önemi Uzmanlar, anne adaylarını, hamilelikleri süresince aşırı kilo almamaları konusunda uyararak, doktor takibine başlayan her hamilenin elinde, mutlaka bir diyet listesi olması gerektiğine dikkat çekiyor. Anne adayında şişmanlık, şeker hastalığı ve iri bebek, doğum uzmanı ile hastayı korkutan bir tabloya yol açabilir.

Sağlıklı bir hamilelik için, anne adaylarına, diyetisyen yardımıyla düzenlenmiş 2100 kalorilik diyet listesi verilmesi gerekir. Diyet listesinin içinde, karbonhidrat düzeyi, protein ve yağ, dengeli bir şekilde sunulur. Diyet listesinin yansıra, anne adayına, bu üç element dışında alması gereken vitaminler ve minareler verilir.

Kilolu anne adayı sezaryen olursa

Kilolu bir anne adayı normal doğum yapabilir. Ancak bebek çok kilo almışsa, sakıncaları açısından sezaryen gerekebilir. Kilolu bir hamileyi sezaryen yapmak, normal kilodaki bir hamileden daha zordur. Teknik olarak batin katlarını açmak, bebeğe ulaşmak daha güçtür. Bunun yanı sıra, ameliyat sonrası dikilen bölgede enfeksiyon oluştuğu takdirde, yaradaki iyileşme sorunları, normal kilodaki annelere göre daha zorluk çıkarabilir.

Sağlıklı doğum için jimnastik Egzersizler, doğum eylemini, solunum hareketlerini kolaylaştırması, bel ve karin kaslarını çalıştırarak, hamilelikteki kronik bel ve kasık ağrılarını engellemesi ve alınan kalorinin yakılması açısından önemlidir.

Anne adaylarının, özellikle hamileliğin 20. haftasından sonra, bel ve karın kaslarını çalıştırıcı egzersizleri uygulamaları gerekir. Ancak bu egzersizler bilinçsiz bir şekilde değil, hamile jimnastiği eğitimi veren bilinçli bir kurumda yapılmalıdır. Bu egzersizlerin yanı sıra, anne adaylarına yürüyüş yapmaları ve yüzmeleri de tavsiye edilir.

ideali 9-12 kilo arasında

Uzmanlar, anne adaylarının hamile kalmadan önce, bir diyet uzmanı kontrolünde, ideal kiloya gelmesi gerektiğini söylüyor. Ve ekliyor,  rahat hamilelik, rahat doğum, pürüzsüz bir cilt ve sağlıklı bir bebek için, hamileliğe ideal kiloda başlamak çok önemlidir.” Hamilelik süresince 9 ile 12 kilo alınması uygundur. Bu kilolar doğumdan sonra vücudu kolayca terk eder.

Aksi takdirde, aşırı kilolu hamilelerin hareket kapasiteleri kısıtlanacağından, hamilelik süreci zor geçeceği gibi, doğumları da güçleşir. Bu yüzden her anne adayı hamileliği boyunca diyetisyen kontrolünde olmalıdır. Tuzlu, şekerli, baharatlı ve çok yağlı besinlerden kaçınmalıdır. Anne adayları, hamileliğin önemli sorunlarından biri olan bağırsak tembelliğine karşı, posalı besinler yemelidir. Protein, Kalsiyum, Vitamin, meyve ve yeşil sebzeler, hamileler için ideal besinlerdir. Ayrıca hamileler, hamileliği boyunca bol su içmelidir.

Sağlıcakla Kalın.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak