Hamilelikte Kan (RH) Uyuşmazlığı Nedir? Olursa Ne Olur?

Yeşil Erik
285 görüntüleme
Hamilelikte Kan Uyuşmazlığı Nedir? Olursa Ne Olur?

Halk arasında “kan uyuşmazlığı” diye bilinen ve tip dilinde “Rh uygunsuzluğu” olarak tanımlanan durumun, 1950’li yılların öncesinde yenidoğan bebek ölümlerinin en önemli nedenleri arasında yer almaktaydı. Kan grupları bakımından insanlar Rhesus faktörü pozitif: Rh(+) veya Rhesus faktörü: Rh(-) olmak üzere iki ana gruba ve daha sonra A, B ve O alt kan gruplarına ayrılırlar. İnsanların yüzde 85’i Rh(+), yüzde 15’i ise Rh(-) kan grubundandır. Rh uyuşmazlığı tablosunun oluşması için “anne kanının Rh – negatif”, “bebek kanının ise Rh – pozitif olması ve annenin daha önce Rh – pozitif bir kanla duyarlılık kazanarak anti – Rh antikoru (Rh’a karşı savunma elemanları) oluşturması gerekir.

Anne ve Bebek Arasında

Anne ve bebek arasında Rh uyuşmazlığı durumunda, bebeğin Rh(+) olan kanının anne kanına karışması, anneye yabancı olan bu kan grubuna karşı anne tarafından “anti – Rh antikoru” yapılmasına neden olur. Anne rahminde halk arasında “bebek eşi” diye bilenen plasentada meydana gelecek kanama ile bebek kanının (eritrositlerinin) anneye geçişi doğum eylemi sırasında olur. Bu nedenle Rh uygunsuzluğuna bağlı klinik tabloların ilk doğan bebeklerde görülmesi çok nadirdir.

Amniyosentez Yapılması

Doğum sırasında plasentaya yapılan manipülasyonlar ya da doğum öncesi amniyosentez uygulanması gibi nedenlerle plasentanın zedelenmesi veya sık doğum, bebek eritrositlerinin anneye geçişini kolaylaştıran nedenlerdir. 3 aylıktan büyük düşükler sırasında da bebek kanı anneye geçebilir. Rh pozitif kana karşı annede oluşan antiRh antikorları bir sonraki hamilelikte bebeğe geçer ve bebek Rh pozitif ise, bebek kan hücrelerinin anne antikorları tarafından yıkımı başlar. Ancak, bilinmesinde yarar vardır ki; Rh(-) kadınların yalnızca yüzde 5’i hemolitik hastalıklı bebek doğururlar.

Bunun nedenleri arasında; – İlk hamilelikte sensitizasyonun çok nadir olarak oluşması, – Az çocuklu ailelerin toplumda artması, – Rh(+) babaların yüzde 55’inin heterozigot genotipte olması ve bunun sonucu olarak bebeğin Rh(-) olabilmesi, – Rh(-) kadınların antikor yapabilme güçlerinin farklı olması şeklinde özetlenebilir.

Belirtiler laboratuvar bulgularına dayanır

Yenidoğanın hemolitik hastalığı vakalarının yüzde 30 – 35’i Rh uyuşmazlığı sonucu oluşur. Kan hücrelerinin yıkımı sonucunda bebekte ağır kansızlık ve sarılık tablosu gelişir. Bulgular, kan hücrelerinin yıkım derecesine bağlı tablonun ağırlığı ve bebeğin bunu kompanse etme çabaları ile ilişkilidir. Anneden çocuğa geçen antikorların düzeyine göre kan hücreleri yıkımı hafif veya ağır olur. Yıkımın hafif olduğu ve bebek tarafından daha fazla eritrosit yapımı ile kansızlığın kompanse edilebildiği vakalarda klinik bulgu yoktur ve tanı yalnızca laboratuvar bulgularına dayanır. Daha önceki hamileliklerde Rh uyuşmazlığı, bebekte görülen ve nedeni açıklanamayan sarılık, anemi, ölü doğum öyküsü olan kadınların çocuklarında hastalık tablosu genellikle ağırdır.

Rh uyuşmazlığında hastalığın ağırlık derecesine göre 3 tip kilinik tablo oluşturur;

  • Anemi (Kansızlık): Hastalığın en hafif şeklidir. Genellikle bebek 1 – 2 aylık olunca belirginleşir.
  • Eritroblastosis fetalis (Bebek kan yıkımı): Ağır kansızlık tablosu gelişebilir. Anemiyi düzeltmek ve/veya kernikterus gelişmesini önlemek amacıyla kan değişimi gerekebilir. Ağır hiper – bilirubinemi’de (sarılık), bebek kan hücresi eritrositin parçalanmasıyla ortaya çıkan bilirubin maddesi, beyin sapı çekirdek hücrelerine geçerek toksik bilirubin ensefalopatisi bulguları ortaya çıkabilir.
  • Hidrops fetalis (Su kesesi gibi ödemli bebek): Bebek kan yıkımının en ağır şeklidir. Anne rahmindeyken başlayan yoğun kan hücresi yıkımı bebekte derin kansızlık, oksijen yetersizliği, kalp yetmezliği, vücut dokuları ve karın boşluğunda sivi birikimi ile yaygın ödeme yol açar. Bebeğin rahim içi ölümü, düşüğü veya doğduktan kısa bir süre sonra ölümü ile sonlanır.

Hamilelikte kan grubu tayini şart

Hamilelik kontrollerinde rutin olarak her anne adayına kan grubu tayinleri yapılmalıdır. Rh(-) olan kadınların eşlerinde de kan grubu saptanmalı, baba Rh (+) ise, daha önceki hamilelikler de sarılık, anemi, düşükler ve ölü doğum yönlerinden dikkatli olarak incelenmelidir. Rh uyuşmazlığı şüphesinde annede 20 – 24. hamilelik haftasında indirekt Coombs testi adı verilen bir laboratuvar yöntemi ile antikor aranmalıdır.

Tedavi için bebeğe kan nakli

Amniyos sivisi incelemesinde ağır hemolitik hastalık saptanan vakalarda hidrops fetalis ve ölü doğumun önlenmesi amacı ile anne rahminde bebeğe kan nakli denenebilir. Anne rahminde kan nakli gerek anne, gerekse bebek için tehlikeli bir müdahale yöntemidir. Rh uyuşmazlığı olan, ancak erken doğum gerektirmeyen bebeklerde ise normal zamanından önce (38. hamilelik haftasında) doğum önerilmektedir. Böylece riskli bebeğin daha fazla antikora maruz kalması önlenmekte, ayrıca önceden tarihi belirlenen bir doğumla inceleme yapabilecek ve gerektiğinde müdahale edecek bir uzman ekibin bulunmasına da olanak sağlamaktadır.

Doğumdan sonraki tedavi bebekte kansızlığın düzeltilmesi ve muhtemel sekellerin önlenmesi amacına yöneliktir. Daha hafif vakalarda ise fototerapi (ışık tedavisi), oksijen yetersizliğinden ve hipoglisemiden korumak, sıvı gereksinimini karşılamak gibi sorunlara yönelik tedavi uygulamak yeterlidir.

Kan uyuşmazlığı durumundan korunmak mümkün

Son yıllarda yayınlanan birçok klinik çalışma sonuçları, anneye anti – D immunglobulini uygulanmasının, Rh negatif annelerdeki primer sensitizasyonun ve yenidoğan hemolitik hastalık tehlikesinin ortadan kaldırılabileceğini kanıtlamıştır.

Rh(+) bir bebeği henüz doğuran Rh(-) bir anneye anti – D gammaglobulini verilmesi, bebekten anne dolaşımına geçmiş olabilecek Rh(+) eritrositleri tahrip eder ve annenin bebek kanına yönelik anti Rh antikoru oluşturmasını engeller. Bu enjeksiyonun doğumu izleyen ilk 72 saatte yapılması gerekmektedir.

Hem annenin hem de bebeğin Rh(-) olduğu durumlarda bu uygulamaya ihtiyaç yoktur. Anti – D gammaglobulin, Rh(-) kadınlarda ponksiyon sıvısının kanlı geldiği amniyosentez sonrasında ya da 6 haftalıktan daha büyük düşüklerden sonra da önerilmektedir. Rh(+) bir kadına yanlışlıkla anti – D gammaglobulin uygulanması bir tehlike arz etmez.

A – B – O Kan grupları uyuşmazlığı

Rh’ın dışında insanların kan gruplarının farklı olmasını belirleyen bir başka özellik de A, B, O gruplarıdır. Bu grupların anne ve bebekte uyumsuzluğu da Rh uyuşmazlığında olduğu gibi bebeğin kan hücrelerinin yıkımına yol açar. Klinik belirtiler Rh uyuşmazlığı tablosuna benzer, ancak gelişim seyri ve hızı farklıdır. Sarılık genellikle doğumdan sonraki 36. saatte ortaya çıkar ve daha yavaş seyreder.

Bebeğin ABO uyuşmazlığı nedeniyle düşüğü çok nadirdir. ABO uyuşmazlığı vakalarının yaklaşık yüzde 10’unda hastalık görülür. En sık olarak karşımıza anne kan grubunun O, bebeğin ise A veya B olduğu durumlarda çıkar. Rutin tedavisi fototerapi (ışık tedavisi) ve gerek görülürse bebeğin kanının değiştirilmesidir.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak