Regl dönemiyle İlgili Aklımıza Takılan Sorular

Yeşil Erik
2502 görüntüleme
Regl dönemiyle İlgili Aklımıza Takılan Sorular

Adet dönemleri, özellikle yaz aylarında kadınların yaşantılarını engelleyen bir sorundur. Oysaki bu konudaki doğruları ve yanlışları bilmek, onların hayatlarını büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.

Adet döneminde yüzmek sakıncalı mı?

Eğer yeterli bir tampon (kanı dışarı akıtmayan büyük boyutta) kullanırsanız, denizde ya da havuzda yüzmenin hiçbir sakıncası olamaz. Bugün yüzmenin sorun yaratmadığı kabul ediliyor. Söylendiği gibi adet kanamasını durdurduğu ya da ağrıya yol açtığı düşüncesi de tamamen yanlış.

Adet döneminde bir kadın her tür sportif faaliyetten kaçınmalı mıyım?

Adet döneminde dilediğiniz gibi spor yapabilirsiniz. Tabii kendinizi rahat hissediyorsanız… Bazıları bu dönemde çabuk yorulabilir. Ama bu bünyeden bünyeye değişen bir durumdur.

Adet dönemi ruhsal durumu etkiler mi?

Adetin başlangıcında ya da yakın günlerde birçok kadın kendini huzursuz, sinirli hissedebilir. Jinekologlara göre, bu gerginlik hali, daha yatıştırıcı bir etki yapan projesteron hormonu ile daha uyarıcı etkisi bilinen östrojen hormonu arasındaki dengesizlikten kaynaklanıyor. Ayrıca beklenmeyen regl günlerinin kadını daha gergin yaptığı ileri sürülüyor. Örneğin bir anne adayı adeti endişeyle bekliyor.

Doğum kontrol hapı kullanan kadın adet görmüyor, kanama geçiriyor mu?

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda yumurtlama olmadığı için, normal bir adet döneminden söz etmek mümkün değil. Buradaki kanama yalnızca hapın bırakılması sonucu ortaya çıkan rahim mukozasının akıp gitmesi şeklinde açıklanabilir. Bir anlamda bu ovülasyon (yumurtlama) eksikliğinden kaynaklanan hemoraji (kanama) olarak kabul edilebilir.

Adet kanaması yorgunlukla artabilir mi?

Tam tersi, aşırı adet kanaması kadında yorgunluk yaratabilir. Bir adet döneminden ötekine, her regl sırasında kadın aşağı yukarı aynı miktarda kan kaybeder. Yani bu kan ortalama 60 mililitre dolaylarındadır. Spiral kullanımı ya da aspirin gibi bazı ilaçlar adet kanamasını arttırabilir. Regl daha uzun ve daha yoğun olabilir. Bazı kadınlarda bu durum rahatsızlık yaratabilir. Kendilerini daha yorgun, daha sıkıntılı hissederler. Bazıları ise tam tersine, daha az kan kaybetmeyi “kirli kandan temizlenemedim” şeklinde yorumlarlar. Oysa regl kanamasının temizlikle ilgisi yoktur. Bu kanda hiçbir toksik madde bulunmaz. Yine de kadınların büyük bir çoğunluğu adet görmeyi “temizlendim” şeklinde yorumlarlar.

Adet döneminde aspirin alınmamalı mı?

Aspirin kanın pıhtılaşmasını engelleyen ve bu nedenle kanamaya yol açan bir maddedir. Bazı uzmanlarca tamamen yasaklanmasa da, yüksek dozda kullanımının hemoraji (aşırı kanama) şeklinde kan kaybına neden olabileceği, adetlerin normalden uzun sürmesine neden olabileceği bilinir. Yine de bazı kadınların bünyesi aspirine, diğerlerinden çok daha fazla dayanıklıdır. Onlarda üzücü sonuçlar ortaya çıkmayabilir. Ancak son zamanlarda uzmanlar aşırı kanama tehlikesine karşı, adet sancılarında Parasetamol kullanmayı öneriyorlar. Parasetamol, aspirinin tüm özelliklerine sahip bir ağrı kesicidir ama adet kanamasını etkilemez.

Adetlerin gecikmesi her zaman hamileliği düşündürür mü?

Gecikme hamileliğin birinci ve en önemli belirtisidir. Özellikle de bir doğum kontrol yöntemine başvurulmadığında, akla önce hamilelik gelebilir. Ancak bazı özel koşullarda adet düzensizlikleri görülür. Yumurtlamanın gecikmesine yol açabilecek ruhsal şoklar, ayrılıklar, üzüntüler, bazı hastalıklar, hatta yolculuklar adetlerin gecikmesine de neden olacaktır.

Adet kanı, tüm vücudun genel kan dolaşımından mı kaynaklanır?

Her ne kadar insanın elini kestiğinde akan kanın doğal bileşimi ile adet kanınınki aynı ise de, adet kanaması, bir yaralanmanın sonucu ortaya çıkmaz. Adet kanının bir özelliği çabuk pıhtılaşmamasıdır. Her adet döneminde, kadının yumurtalığından çıkan bir yumurta (ovül), olgunlaşıp tübalara doğru yol alır. Daha sonra rahme gelir. Bu arada rahim mukozası kalınlaşıp, ona yumuşak bir yatak hazırlar. Ancak erkek spermiyle karşılaşmayan bir ovül, rahim içinde yuvalanamaz. Rahim mukozasıyla birlikte dışarı atılır. İşte adet kanaması budur.

Sancılı adetlerin tedavisi mümkün müdür?

Bazılarında bu sancılar geçicidir. Genç kızlık döneminden sonra noktalanabilir. Bazılarında ise buluğ çağından menopoza kadar sürer. Yine de günümüzde artık kadınların adet sancısı çekmeleri kaderleri değil. Anneler sancılı adetler nedeniyle acı çeken küçük kızlarını uyarmalılar. Bir jinekolog, projesteron ya da “antiprostaglandine” adı verilen, rahim kasılmalarını önleyici ilaçlarla, adet sancılarını tedavi edebilir. Yine doğum kontrol hapının hem adetleri düzene koymak, hem de sancılı adetleri tedavi etmek amacıyla kullanıldığı da bir gerçek.

Regl döneminde sevişmek sakıncalı mıdır?

Artık adet sırasında sevişmenin kadına zarar vermeyeceğini tip dünyası kabul ediyor. Bunun tek sakıncası, kadının isteksizliğidir. Bu da kadından kadına değişebiliyor. Yani tamamen psikolojik bir seçim. Bazıları ise tam tersine, bu dönemde hamile kalma korkusu olmadığını düşünerek daha rahatlıkla aşk yapabilirler. Yine de bu konuda onları uyarmakta yarar var: Spermatozoidlerin, rahimde 4 hatta 5 gün yaşayabildikleri unutulmamalı. Bu nedenle adetin son günleri riskli sayılabilir.

Hamileliğin başında adet görülür mü?

Bazı kadınlarda görülen bu kanama, adet kanaması değildir. Bu durum kadını yanıltmamalıdır. Zaten bu tür kanamalar kısa süreli olacaktır. Uzun süreliyse, zaten ortada bir düşük sorunu vardır, doktorun müdahalesi gerekir. Bu tür kanamaların bir dış gebelik belirtisi olabileceği düşünülmelidir. Hemen bir doktora başvurup, zaman kaybetmeden kesin teşhis konmalıdır.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak