Bebek Sahibi Olamayanlar Ne Yapmalı?

Yeşil Erik
673 görüntüleme
Bebek Sahibi Olamayanlar Ne Yapmalı?

Çocuk sahibi olmak istemenize rağmen, siz veya eşiniz kaynaklı kısırlık buna engel mi? mutlu sona ulaşmak size mucize gibi mi görünüyor? Sosyal baskılar ile yetersizlik hissine kapılıp, umutsuzluğa düşmezseniz ihtiyacınız olan tek şek tıbbi yardım.

Herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmaksızın, haftada en az iki kez olmak üzere düzenli cinsel ilişkisi olan bir çiftte, kandın eğer bir yılın sonunda hamile kalamamış ise bu durumda kısırlık söz konusu olabilir. Ülkemizde ve dünyada evli çiftlerin yaklaşık yüzde 15’i bu sorunla karşı karşıya. Kısırlığa neden olarak, erkekte sperm sayısı ve hareketliliğinde yetersizlik, sperm sayısında bozukluk, kadında cinsel organlara ait yapısal bozukluklar, tüplerin tıkalı olması, yumurtlama bozukluğu, bağışıklık sistemi ile ilgili etkenler ve endometriozis sayılabiliyor. Bazı çiftlerdeyse tüm araştırmalara rağmen nedeni bulunamayan kısırlık söz konusu olabiliyor.

Kısırlıkta Psikolojik Yaklaşım

İstedikleri halde çocuk sahibi olamayan çiftlerde karşılaşılan sorunlar birbirlerine çok benzer. Biyolojik üreme kimi insanlarda daha güçlü, kimilerinde ise daha az etki yaratıyor. Çocuk sahibi olamamak ve biyolojik üremeye başvurmak erkeklerde ve kadınlarda farklı türde düşüncelerin oluşmasına sebep oluyor. Kadınlar tedaviye başlamadan önce bedenlerinin çocuğu kabul etmesi, taşıması ve emzirme gibi vücutlarının kendilerine sağladığı tüm imkanları İncelemek istiyorlar.

Erkeklerde ise döllenme yetersizliği sorunu, çocuk sahibi olamama ve aile kuramama endişesiyle birleşerek, cinsel hayatta geçici bir iktidarsızlığa bile sebep olabiliyor. Bütün bu sebeplerden dolayı, çiftlerin tedaviye ve öncesindeki bütün tetkiklere birlikte gelmeleri ve daha önceki tetkiklere ait belgeleri yanlarında getirmeleri isteniyor.

Kısırlık tedavisinin başarılı olmasındaki etken, çiftlerin birlikte değerlendirilmesidir. Her tedavide olduğu gibi titiz bir araştırma yapmak ve doğru tanı koymak hem tedavi sürecini hızlandırıyor, hem de sonucun başarılı olmasını sağlıyor. Bu noktada başarılı merkezlerde uygulanan çağdaş tıp teknolojisi, hekimlere yardımcı oluyor ve hata payını en aza indiriyor.

Kısırlıkta Erkek Faktörü

Ülkemizde bir çift evlendikten sonra etrafındakiler tarafından hemen çocuk sahibi olmaları beklenir. İlk ayından başlayarak herkes baskı yapar. Bu baskı özellikle kadınlara yönelik olur. Evliliğin ana gerekçesi bazı bölgelerde bebek yapmak ve bu sayede soyun devamı gibi görülür. Bu durumda kadınlar yeni girdikleri aileye “çocuk üreten bir kaynak” halini alırlar. Bu gerçekleşmediği zaman kusur hemen kadınlarda görülür. Çok yeni zamanlara kadar öncelikle ve özellikle kadınlar tetkik ediliyordu, Daha sonradan gelişen reformlarla görüldü ki kadınlar kadar erkeklerde yarı yarıya etkili. Bu sebeple artık günümüzde, kapıdan giren bir çifte öncelikle erkeğe yönelik basit tetkikler yapılıyor.

Mastürbasyon sıvısından alınan menide sperm sayısı, kalitesi, hareketi kontrol ediliyor. Bu işlem erkeğe kesinlikle ağrı vermiyor. Çocuksuz çiftler sosyal baskı yüzünden diğerleri arasında çok çabuk ayırt edilebilir. Türkiye’de büyük bir kesim için evlilik sosyal bir güvencedir. Ekonomik özgürlüğü olmayan bir kadın kendisine bakacak bir erkeğe İhtiyaç duyar. Bunun koşulu da çocuk sahibi olmaktır. Çocuksuzluğun kadınlarda cinsel aktiviteden ya da kadın yapısından kaynaklandığını düşünmek çok yaygın değil. Erkekler İçin bu çok daha büyük bir sorun. Kısırlık adeta erkeklik potansiyeli ile eşleştiriliyor. Çocuğu olmayan bir erkek, gerçek bir erkek değil gibi hissediyor. Cinsel aktivitesi hiç yokmuş gibi bir işe yaramazlık duygusuna kapılıyor. Oysa pehlivan gibi olup da çocukken ağır kabakulak geçirmiş, inmemiş testis veya kaza sonucu azospermik olabiliyor. Özetle çocuk sahibi olmak çiftler için çok önemli. Kişiler bu amaçla evlerini, her şeylerini verebiliyorlar. Her türlü müdahaleyi kabul edebiliyorlar. Hem sosyal ve ekonomik güvence için, hem de çevreye karşı kendi prestijini sağlayabilmek için.

Erkekler ise bütün bunlara ek olarak erkek olduğunun bir kanıtı olması için çocuk sahibi olmak yolunda her yola ve yönteme başvurabiliyorlar.

Kısırlıkta Umudunuzu kaybetmeyin

Modern tıp, kısırlığa çözüm bulma konusunda çok ilerlemiş ve bu yönde bazı teknikler geliştirmiştir. Kısırlık sorunu olanlar için önce olağan tedavi yöntemleri uygulanıyor. Bunların yetersiz kaldığı durumlarda ise “yardımla üreme” teknikleri devreye giriyor. Bu teknikler arasında en yaygın ve başarılı olanları, “yapay döllenme” ve “tüp bebek” ya da tıp dilindeki kullanılışıyla “IVF’ (İnvitro Fertilizasyon). Bu yöntemler yüzde 100 başarı sağlama garantisi vermese de, tüm dünyada ve Türkiye’de birçok umutsuz çifti çocuk sahibi yapabiliyor.

Yardımla üreme teknikleri, normal doğumu mümkün kılmak için verilen tıbbi destekten ibaret. Yapay döllenme ya da tüp bebek uygulamalarında, hekim ve laboratuvar, kadın ve erkeğin kusurlarını giderip, eksiklerini tamamlayarak döllenmenin gerçekleşmesine yardımcı oluyor. Yapılan işlem normal bir gebelik süreci ve sağlıklı bir doğum ortamını mümkün kılmaya yönelik oluyor ve başvurudan 45 gün gibi kısa bir süre sonra ilk sonuçlar alınıyor.

Tüp bebek, döllenmeyi sağlayamayan spermle yumurtanın laboratuvar ortamında birleştirilmesi ve döllenmiş hücrelerin daha sonra kadının rahmine yerleştirilmesinden ibaret. Daha sonra hamilelik süreci ve doğum normal bir şekilde gerçekleşiyor. Tüp bebek yöntemi, sebebi belirli kısırlıklarda olduğu gibi, nedeni belirlenemeyen durumlarda da geçerli bir tedavi, kadının daha fazla yumurta üretmesi için uyaran ilaçların da kullanılmasıyla, birden fazla embriyo ile gebelik şansı artıyor. Bu yöntemle hamile kalma şansı yüzde 30’lara kadar yükselip, tüm dünyada yıllardır en güvenli kısırlık tedavisi olarak uygulanıyor.

Sağlıcakla Kalın.

0 yorum

Benzer Yazılar

Yorum Bırak